Tepelerdeki hayat


(Ümit çınar) #1

Kapı açıldı yabancıların eve gelip girmesine alışkım yüzünde yılların yorgunluğu hemen farkedilen orta yaşlı kadın misafirperver bir ses tonu ile hoşgeldin dedi.İlk evde bakım hastasına gidişimdi heycan ve utanç karışımı bi hoşbulduk dedim salona geçtik İstanbul’un en merkezi yerinde 36.katta lüks bir rezidans salonu kocaman koltuklar sağ pencerede Boğaz sol pencereden tüm İstanbul ayakların altındaydı ve ortaya yakın bölümde bi hastane yatağı.etrafında bi sürü tıbbı cihaz ve solunum cihazının o kasvetli homurtulu sesi.
Günaydın…dedi boğuk ve kısık sesle simsiyah gözleri daha 14 yaşında olmasına rağmen 40 yaş olgunluğu ile günaydın dedim yine sıkılgan acıma duygusu ve üzgün bir sesle.yaklaştım boğazına delik açılmış boyundan aşağısı hareketsiz sadece sağ başparmağı ve işaret parmağını hareket ettirebiliyordu.playstation oynayalım mı dedi şaşkınlıkla annesine baktım hafif bir tebessümle cihazı getirdi ben şaşkınlıkla olan biteni izliyordum Nasıl oynayacak derken o o başparmak birden Fazıl Say’ın parmakları gibi çalışmaya başladı be 10-2 yenildim.ilerleyen saatlerde dahada alıştık birbirimize o kadar zekiydiki kendi yaşımdan utandım.beslenme saati geldi midesinden bir tüple hazır tıbbı mama verdim 200 cc ardından su sonra pozisyonu değiştirdim soluk borusunu temizledim hepsinde bir minnet bakışı ve yine kahreden bakışlar…
Yemek vakti dedi annesi mutfağa geçtik onu orda bıraktığım için bi suçluluk hissettim biri olmadan napabilirdiki hızlıca yedim yemeğime yanına geldim …hayatın bütün imkanları elindeydi yaşıtları özel kolejlerde starbucks larda lüks avm lerde hatta spor arabalarla gezerken o sadece 65 inç tv karşısındaydı.
Hangisi daha kötüydü acaba bütün bu imkanlara sahip olupta sakız bile çiğneyememenin verdiği o kahreden düşünce mi yoksa fakir olup zaten kaderine razı olmak mı bilemedim düşündükçe daha kötü oluyor insan.
O tepelerdeki hayatlar hiçde göründüğü gibi olmuyor bazen elini alnına götürmek için birine muhtaç olmak bunun değerine ne karşılık gelebilir ki bu hayatta…


(Ali Ciftci) #2

Allah dağına göre kar verir derler. Bir artı için bir eksi oluyor.s