Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?


(Ali Ciftci) #1

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Sürekli ve dirençli olarak kendini gösteren anksiyete ve kaygı, yaygın anksiyete bozukluğunun en bilinen özelliğidir. Bu hastalıkta özellikle kollar ve bacaklar olmak üzere vücuda yayılan huzursuzluk, kas gerginlikleri çok belirgindir ve hasta kendini daima rahatsız hisseder.

Yaşanan kaygı bozukluğu oldukça yüksek seviyededir ve kişiyi evde, okulda, işte, sosyal ortamlarda tamamen etkisi altına alır. Diğer tüm psikolojik rahatsızlıklar gibi yaygın anksiyete bozukluğunun da teşhisi bu durumların en az 6 ay görülmesiyle kesin olarak konulabilir. Bu durumu yaşayan hastalar kendilerini ifade ederken sık sık kaygı ve endişelerini kontrol altına alamadıklarını, engelleyemediklerini söylerler.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) Nasıl Oluşur?

Bu hastalığın en çok bilinen sebebi diğer tüm hastalıkların da önemli ve tehlikeli tetikleyicisi olan strestir. Çocukluk ve erişkinlik arasındaki dönemde başlayan yaygın anksiyete bozukluğu yavaş ve usul usul ilerler. Stresli ve kişiyi üzecek durumlar yaşandığında belirtiler kötüleşmeye başlar. Hastalığın oluşmasında genetik faktörler, kalıtsal olaylar, beyin nörokimyasındaki değişimler, kişinin karakteristik özellikleri ve stres verici yaşam olayları büyük rol oynar. Yaygın anksiyete bozukluğu genellikle fiziksel belirtiler verdiğinden, bu rahatsızlıktan muzdarip kişiler çoğu zaman çözümü psikiyatri dışı branşlarda arar. Bu durum da hastalığın ilerlemesine ve tedavinin gecikmesinde yol açar.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tedavi Edilebilir mi?

Gelişen toplumumuzda ne yazık ki sıkça görülen yaygın anksiyete bozukluğu tedavisi olmayan bir hastalık değildir. İlk etapta kişi fiziksel belirtiler ile ruhsal durumu ilişkilendirebilmeli ve bir psikiyaatri uzmanına gitmelidir. İlk başvuruda hastayı tanımak amacıyla da yapılan kapsamlı psikiyatrik değerlendirmeden ziyade, bu bulguların başka bir fiziksel hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için de bazı incelemeler ve testler yapılır.

Araştımalara ve istatistiklere göre tedavi gören hastaların çoğu tedaviden olumlu yanıtlar almış ve hastalık ile ilgili büyük gelişmeler göstermiştir. Yaygın anksiyete bozukluğu tedavisinde bir psikolog eşliğinde psikoterapi veya ilaç tedavilerine de başvurulabilir. Bu yöntemler tek başına kullanılabildiği gibi psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte uygulandığında da çok etkili sonuçlar elde edilmiştir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçlar antidepresan ve anksiyolitik türü ilaçlardır. Tedavinin en önemli amacı gereğinden fazla gerginlik, endişe ve kaygıları yok etmeye yöneliktir. Basit görünse de, yaygın anksiyete bozukluğu kişinin yaşam kalitesini çok önemli ölçüde düşüren ve hastayı çok zorlayan bir rahatsızlıktır. Devamlı tedavi ve ilaçların doktor kontrolünde kullanılıp tedavi sonrasında yine doktor kontrolünde gerekirse azaltılarak bırakılması hastalık tekrarı bakımından oldukça önem taşımaktadır. Genellikle tam iyileşme sonrası 1 yıl daha tedavi devam ettirilerek rahatsızlığın tedavisindeki kalıcılık garantilenmiş olur.

Yapılan araştırmalarda edinilen bulgulara göre her insan hayatlarının bir periyodunda yüzde beş olasılıkla bu hastalığa yakalanacaktır. Geç ergenlik durumunda ortaya çıkma ihtimali diğerlerine oranla daha fazla olmakla birlikte erken erişkinlik ve erken yaşlılık durumlarında da aynı risk söz konusu olabilmektedir.

Kaygıyı Neden Bedenimizde Hissederiz?

Anksiyete bozukluğunun tedavisini geciktiren bir olgu belirtilerinin fiziksel olmasıdır. Bu yüzden hastalık konusunda yanılabilir ve çözümü psikiyatri dışında arayabiliriz. Peki neden bu etkiler fizikseldir?

Bu durum psikolojik deney hayvanlarında kaygı hali ile gözlemlenen ‘‘savaş ya da kaç’’ psikolojisi ile ilgilidir. Bu içgüdülere benzer olarak kaygılı kişi kendini ciddi bir tehditle karşı karşıya hisseder ve bu tehlikeye bedensel yollarla cevap vermektedir. Böyle bir durumda otonom sinir sistemi aktifleşir, dolaşım ve solunum hızlanır. Bu da kişiye nefes darlığı, kalp çarpıntısı, üşüme hissi ve mide bulantısı olarak geri döner. Beyin ve bedenin sürekli birlikte çalıştığı gözler önündedir.

Yazıyı indirmek için: Yaygın Anksiyete Bozukluğu.docx (15.5 KB)