Yaşlanma ve Etkileri


(Bahtın Atakan Soysal) #1

Yaş

magusa8217da-saglikli-ve-basarili-yaslanma-paneli-duzenleniyor-355664

Yaşlanma: Homeostasisin bozulması, hücresel fonksiyonların belirli özel değişikliklere uğraması sonucu oluşan bir takım sıralı değişikliklerdir. Her organın yaşlanması farklıdır.

Yaşlanmanın Sınıflandırılması:
• orta yaşlılık 40-65 yaş arası
• yaşlılık 65-75 yaş arası
• ileri yaşlılık 75-85 yaş arası
• çok ileri yaşlılık 85 yaş ve üzeri

Tıbbi bakımların artmasına paralel olarak tüm dünyada yaşam süreleri artmaktadır. Kadınların ömürleri erkeklerden 5-7 yıl uzundur. X kromozomu, hormonal faktörler (östrojen koruyucu bir hormondur), sosyal stres ve alışkanlıklar bu durumda etkilidir.

Yaşlanma Hipotezleri:
I. Oluşması ihtimallere bağlı teoriler: Ekstrensek faktörlerdir.

  • İyonize radyasyon
  • Diyet
  • Serbest radikaller

II. Genetik belirleyicilere bağlı teoriler

  • Nöroendokrin teori
  • İmmün teori

Mitokondrinin membran potansiyeli değişir. Buna bağlı olarak elektron sızdırmaya başlar. NOS artar, serbest radikaller artar, DNA hasarı olur. Hasarı onaracak mekanizmaların aktivitesi de azalır. Antioksidan enzimler azalır.

yaslanma-belirtisi-ne-zaman-baslar

Vit E eksikliği, eritrosit yaşam süresinin kısalmasına, nörolojik fonksiyon bozukluğuna ve bazı kanser hastalıklarına yol açmaktadır. Vit A’ da büyüme, görme, üreme ve immün sistemler için gereklidir. Fazla vitamin alımıyla da serbest radikal oluşur. NO ve Glutamat artar, peroksinitrit oluşumuyla nöronlarda ölüm meydana gelir. NO; serebral fonksiyonlarda, solubl guanilat siklaz aktivasyonunda, cGMP oluşumunda, hipotalamik peptidlerin, nörotransmitterlerin salınımında rol oynar. NO’nun hem gruplarıyla kombinasyonu sonucu, çeşitli enzimlerin inaktivasyonu ve hücresel solunumun bloke olması ile hücre ölümü ortaya çıkmaktadır.

Sss Yaşlanması:

65 yaş üzerinde beyin eski fonksiyonunu göremez. Beyinde bir takım hücresel, kan akımı, makroskopik ve mikroskopik, biyokimyasal değişimler olur. 85 yaş üstü insanların %50’sinde Alzheimer vardır. Yaşlandıkça beyin gramaj olarak azalır. 20-60 yaş arası yılda binde 1-2, 70 yaş üstü binde 3-5 arası azalma görülür. Çünkü protein sentezi azalmıştır. 30-90 yaş arası beyin ağırlığında 233 gr gibi büyük bir azalma meydana gelir. 50 yaş üzeri her on yıl için ortalama olarak beyin hacminde %5’lik bir azalma vardır. Medial, temporal lobda ve hipokampuste bu azalma daha fazla görülür.

Gyrus, Sulcus, Gri ve Beyaz Cevherde Değişim

Yaşlı beyinde sulcuslar derinleşir, gyruslar atrofiye olur. Gri ve beyaz cevherde de atrofiye vardır, gri cevher daha çok atrofiye olur. Ventriküllerde genişlik vardır. Subarachnoid boşluk da genişler. Erkeklerde daha fazladır. Beyaz ve gri cevherde 50 yaş üstünde azalma görülür. Dikkatte, özellikle ince hareketlerde azalma görülür.

Nöronlarda Değişim

200120171638005185013_2-41

Nöron sayısında değil, sinaps sayısında azalma vardır. En fazla frontal lobdadır. Nöron sayısındaki azalmadan ziyade dendritik dallarda, gövdede ve sinapslarda yoğunluk, volüm ve boyut azalması görülür. Sinaptik dansite özellikle 60 üzeri yaşlarda azalır.

Nöronlarda Değişime Neden Olan Faktörler

  1. Oksidatif Stres
  2. Sinapslarda ve dendritik dallanmalarda kayıp
  3. Lipofuskin pigmenti
  4. Glukoz enerji metabolizmasında azalma

Beyin oksidatif hasara yatkındır, çünkü oksijenin büyük kısmı burada kullanılır ve oksidatif fosforilasyon fazladır. Serbest radikaller, özellikle mitokondri DNA’sında on kat fazla hasar meydana getirir. Mitokondri disfonksiyonu ile intrasellüler Ca artar, tüm fosfolipaz, endonükleazlar ve proteazlar aktive hale gelir. Nöronlarda ölüm meydana getirir. Glukokortikoid artışının mekanizması da aynı şekildedir. İntrasellüler Ca ve NMDA reseptörü artışıyla Glutamat sentezi artar, serbest oksijen radikalleri artar. “glutamat nörotoksisitesi” görülür. Antioksidan yetersizliği nedeniyle beyinde ölüm meydana gelir. Serbest radikaller üretiminde Fe çok önemlidir. MaoB gibi bazı enzimlerin yaşla aktivitesi artar. Parkinson gibi hastalıklar 65 yaş üzeri çıkar. O bölgelerde Fe miktarı ve MaoB aktivitesi artmıştır. On yıl içinde dopaminerjik nöronların %4’ü ortadan kalkar. Lipofuksin biriktiğinde nöronlarda ölüm meydana getirir. Glia hücreleri nöronların yerini alabilir. Mikrogliaların fonksiyonları azalır. Bu da beynin nörodejenerasyona yatkınlığını artırır. Alzheimer hastalarında amiloid plak görülür. Her yaşlıda olmaz. Serebral kan akımı azalır. Bütün fonksiyonların bu kadar değişimin buna bağlı olduğu düşünülür. Kan akımı özellikle prefrontal lobda daha fazladır. Erkeklerde azalma miktarı daha fazla görülür. (E: %24 K: %20) NT’ler değişir. En çok değişen Ach’dir. Ach Transferaz enziminin aktivitesi azalır, eskisi kadar çok sentezlenmez. Bağlanacağı reseptörlerin sayısı değişir. 65 yaş üstü kişilere antikolinerjik ilaç vermek bellek ve öğrenme fonksiyonunu aşırı derecede bozar.

 Ach:
- Santral kolinerjik transmisyon azalır.
- Kolinasetiltransferaz enzimi özellikle hippokampusta azalır.
- Öğrenme ve bellek fonksiyonlarında azalma görülür.

 Dopamin:
- Yaşlılıkta her 10 yılda %10 azalma
- Motor ve kognitif fonksiyonlarla ilgilidir.
- Azalma nedenleri;
* SN’de dopaminerjik nöron dejenerasyonu
* DA transport moleküllerinde azalma
* DA reseptör aktivitelerinde azalma
* Frontal korteks ile striatum arasındaki

Dopaminerjik nöronlar azaldığında 3 yol etkilenir:

Nigrositriatal Yol: Motor hareket kontrolünden sorumludur. Yetmezlikte ince hareketler yapılamaz. Akinezi, tremor, rijidite görülür.

Mezolimbik Yol: Ruh haliyle bağlantılıdır. Yetmezlikte mizaçta bozukluk var.

Mezokortikal Yol: Dikkat, uyum, öğrenme, soyutlama, muhakemeden sorumludur. Yetmezlikte ilgisizlik, içe kapanma, otonomi kaybı, ezberleme, problem çözme, muhakeme sorunları görülür. Etkinlik kaybı olur.

 Noradrenalin:
- Uyanıklık, dikkat, bellek ve öğrenmede önemlidir.
- LC’deki nöron kayıplarına rağmen projekte olduğu hedef bölgelerde önemli bir azalma gözlenmez.
melatonin antioksidandır. çocuklarda yüksek

 Seratonin:
- Davranışsal bozukluklar ve depresyonla ilişkilidir.
- Neokortekste azalmış seratonerjik innervasyon görülür.

 Glutamat:
- Glutamat salınımı artar.
- Glutamat nörotoksisitesi ortaya çıkar.

 Melatonin:

Yaşla beraber azalır. Çok iyi bir antioksidandır. İmmün sistemi destekler. Çocuklarda yüksektir. Gençlik hormonu denilir. Pineal bezden yetersiz melatonin salınımı,endokrin sistemin regülasyonu, sinir sisteminin stabilizasyonu, immun sisteme destek olma, antioksidan ve antikanserojen etkileri vardır. Çocuklukta çok yüksek, pubertede düşmeye başlar.

Seks hormon düzeyleri özellikle menapoz sonrası kadınlarda kognitif performansı etkiler. İleri yaşlarda AH kadınlarda daha sık görülür. Hormon replasman tedavisi kanser riski nedeniyle azalmıştır. Büyüme hormonunda azalma da kognitif performansı etkiler.

yaslanma-genetik-iliskisi-bilimfilicom

Beyin yaşlanmasındaki nörolojik bulgular

Beyin yaşlanmasında birçok sistemde birçok bulgu ortaya çıkar.

Nörooftalmolojik Bulgular:

  • Miyozis
  • Işık ve akomodasyon reaksiyonlarında tembelleşme
  • Konverjans yetersizliği
  • Yukarı bakış kısıtlığı
  • Presbiyopi
  • Katarakt, glokom veya maküler dejenerasyon sonucu görme keskinliği azalışı

Progresif İşitme Kaybı:

60-65 üzeri pek çok kişide farklı derecelerde senil sağırlık görülür. İşitme azlığı bilateral ve simetriktir, özellikle konuşmanın ayırt edilmesi bozulmuştur. Tinnitus (zil sesi duyma) ile koku ve tat almada azalma görülür

Motor Bulgular:

  • Motor hareketin miktar ve hızında azalma
  • İncelikli hareketlerde beceriksizlik
  • Kas gücünde azalma
  • Çabuk yorulma
  • Kas atrofisi
  • Düşünme ve konuşma esnasında yürümenin olumsuz etkilenmesi

Refleks Değişiklikleri:

  • Derin tendon reflekslerinin amplitüdünde azalma
  • Achilles refleksinin alınamaması

Postür, Denge ve Yürüme Bozuklukları:

zaman-yaslanma

  • Nöromusküler kontrolde progresif azalma
  • Eklem ve omurga değişiklikleri
  • Öne eğik postür, yavaş ve kısa adımlarla yürüme
  • Tüm motor hareketlerin inceliği ve hızında azalma

Duyu Değişiklikleri:

  • Daha çok duysal liflerde olmak üzere duysal ve motor lif iletim hızlarında azalma
  • Belirtiler bacaklarda bariz olup, genellikle distalde vibrasyon duyusunda azalma ve paresteziler

Kişilik Değişiklikleri:

  • Birçoğu inatçı, bencil, katı ve tutucu, az kısmı tam tersi
  • Esneklik azalır, güvensizlik, fikirleri kabul ettirme
  • Ümitsizlik, korku, şüphe ve tedirginliğin eşlik edebildiği depresyon
  • Çevrenin ve genetiğin de rolü

Öğrenme, Bellek ve Diğer Kognitif Fonksiyonlarda Azalma:

  • Yakın bellek kaybı, yeni bilgilerin öğrenilmesi ve akılda tutulmasında kayıp, isimlerin hatırlanmasında güçlük, fikir oluşturma, karar verebilme ve programlama gibi kognitif fonksiyon bozuklukları görülür.
  • Demans düzeyinde değildir.
  • Demans yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değildir.
  • Az oranda olsa da bir grup yaşlının kognitif fonksiyonu çok iyidir.
  • Semantik bellekte kognitif işlem hızı, yürütücü fonksiyonlar ve aşinalık kavramı etkilenebilir.
  • Demansta olduğu gibi günlük yaşam aktivitelerini etkilemez.

Uyku Değişiklikleri:

  • Total uyku süresi azalır. (5-6 saat)
  • Uykuya dalma süresi geçtir.
  • Uyanıklık periyotlarının sayısı artar.

Otonomik Bozukluklar:

  • Senkop: Kardiyovasküler ve non-kardiyovasküler nedenlerle gözlenir.
  • Ortostatik hipotansiyon: %20’sinde ayağa kalkınca sistolik basınç 20mmHg ya da daha fazla düşer.
  • Hipertansiyon: >65 yarısında inme ve kognisyon bozukluğu riski yüksektir.
  • Refleks sempatik distrofi: Sürekli ağrıya yol açan artmış sempatik hiperaktivite görülür.

Elektrofizylojik Değişimler

  • Alfa ritmi 1 Hz azalır.
  • SEP latensi uzar, amplitud yükselir.
  • VEP latensleri uzar.
  • Kognisyonda ilgili P3 potansiyelinin latensi uzar : İşitsel 1.1-1.8 msn/yıl Görsel 1.4-1.75 msn/yıl
  • Amplitud etkilenmez.

Nörolojik Bulgular:

  • Işık akomodasyonu
  • Koku ve tad
  • Motor aktivite hızında miktarda azalma
  • İnce hareketlerde beceriksizlik
  • Çabuk yorulma
  • Kaslarda incelme
  • Sinir ileti hızında azalma
  • Termoregülasyonda bozulma
  • Öğrenme, bellek, kognitif fonksiyonlarda bozulma
  • Uyku bozuklukları: Total uykuda düşme, REM uykularında azalma, NREM’de azalma
  • Kişilik değişiklikleri: İnatçı, bencil, katı, tutucu
  • Yaşlılıkta: Esneklik, kararsızlık, güvensizlik

Sonuç: Beyinde kronolojik yaşlanmaya gitmeyen bir biyolojik yaşlanma olduğu gerçeği kanıtlanmıştır. Bu yaşlanma hem yapısal hem de fonksiyoneldir. Önemli olan hangi etkilerin nasıl engellenebileceğinin gösterilmesidir.