Umumi Hıfzısıhha kanunun Çevre Sağlığı Açısından Önemi Nedir?


(Ali Ciftci) #1

Umumi Hıfzısıhha kanunun Çevre Sağlığı Açısından Önemi Nedir?

1930 yılında çıkartılan ve 1593 sayılı olan Umumi hıfzısıhha kanunu ya da diğer adıyla Genel sağlığı Koruma Yasası kamunun sağlığını ilgilendiren konularda yerel ve özeksel birçok konuda mahalli idarelerin alması gereken önlemleri göstermiştir. 1593 sayılı Belediye Yasası ile Genel sağlığı koruma yasası genel olarak birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Bu iki yasa insan toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı sonuçlar doğurması muhtemel kurum ve kuruluşlar için yapmaları gereken şeyleri belirler ve uymayanlar için ne nasıl cezalandırılıcakları hakkında hüküm içerir.

Mecraların kanalların temizliğinden bunların fen yönünden sakıncalarının bulunmadığı kesinleşmedikçe dere çay ve akarsulara akıtılması yasağı konutlardan uzak bulundurulmalarına değinilmiştir. Bu kanun hayvanların gelişigüzel bir biçimde dolaştırılmalarını önlemek için hayvan ahırlarının caddeler üzerinde ve yasaklanmış yerlerde gezdirilmemesini içerir. Belediyesi olan her yerin kent olsun kasaba olsun şehir olsun buralara ait sokakların yıkanması ve süpürülmesi suretiyle temiz tutulması konutlarla ilgili olarak sağlık yönünden önlemler alınmasına vurgu yapmıştır. Çevresinde yaşayan halkın sağlık ve huzurunu bozan kuruluş ve atölyelerin resmi izin alınmadan açılamayacağı kuralına yer verilmiştir. Belediyelerce yaptırılacak lağım ve çirkef mecralarının teknik sakıncası olmadığı kabul edilip onaylanmadıkça dere çay ve akarsulara akıtılması yasaklanmıştır.

1593 sayılı umumi hıfzısıhha yasası toplum çevre sağlığının korunması için sağlığa zararlı olan kuruluşların konut alanlarından uzak tutulması ve yetkili makamlarca sürekli olarak kamunun sağlığı açısından gözetlenmesi ve denetlehmesi gerekir. Sağlığa aykırı olarak addedilen kuruluşlar oturma konut alanlarından mutlaka uzakta bulunması gereken yerlerdir. Eğer daha önce izin verilmeden önce çevresinde yaşayanlara zarar vermeyeceği görüşünün oluşması için inceleme yapılması gerekir. Eğer oturma alanlarının yakınında bulunabilmesine izin verilmişse yetkili makamlarca sürekli olarak sağlık denetimi altında tutulması gerekir. Eğer kuruluşlar sağlığa aykırı bir faaliyet gerçekleştiriyor ise bu sağlığa zararlı faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara kimyasal fiziksel biyolojik ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya zarar vermesi yüksek ihtimal taşıyan veyahut doğal kaynakların varlıkların canlıların kirlenmesine bozulmasına yok olmasına zarar görmesine neden olabilecek müesseleri işyeri açma ve çalışma ruhsatına tabi tutmuştur.

Sağlığı koruma çerçevesi içinde konut ya da insan yerleşimi için yapılaşmaya izin verilmez. Kuruluşların çevre ve toplum sağlığını etkileyecek zararlı haller ve etkiler ve kirletici etkenler göz önünde bulundurularak belirlenir. Amaç ve hedeflenen şey oturma alanlarını ve konut çevrelerini sanayi kuruluşlarının rahatsız edici etkilerinden (ses kirliliği gürültü kirlililiği hava kirliliği ölçüsü yüksek emisyon değerlerinin sağlık açısından zararlı boyutlara ulaşmaması için bunları kontrol etme kirli sıvı katı gaz atıkları gibi ) toplum sağlığını daha iyi koruyabilmek için sağlğa aykırı kunuluşların sağlık koruma kuşağı ile donatılmaları öngörülmüştür. Toplum ve çevre sağlığını tehdit eden işletmelerin etkinliğini hemen gerekli görüldüğünde ya da sağlık açısından olumsuz bir sonuç ortaya çıkmadan önce önleme ilkesi geregi bunları önlemek için bizzatihi bunların etkinliğinin derhal durudurulması gerekir. İkinci ve Üçüncü sınıf sağlık açısından tehlikeli olan sanayi kuruluşlarının denetimi sırasında karşılaşılan aykırılıkların ve noksanlıkların geri düzeltilmesi için ilgili ilgili kuruluşlara on beş gün süre tanınır. Ancak bu süre içersinde bu noksanlıkların ve aykırılıkların giderilmesi için tanınan süre durumunda kuruluşlara faaliyetlerini gerçekleştirmek için verilmiş olan ruhsat iptal edilir gerektiğinde idari para cezası verilir ya da işyerinin geçici olarak durdurulmasına veya da işyerinin kapatılmasına mühürlenmesine varacak boyutta yaptırımlar uygulanır. Eğer bu kuruluşların yaptığı faaliyet toplum ve çevre sağlığı açısından zarar oluşturmuyorsa bunların telafisi için bir yıl süre tanınır.