Türki̇ye Solunum Araştırmaları Derneği̇ Uykuda Görülen Solunum Bozuklukları Horlama Ve Uyku Apnesi

Uyku teknisyenlerinden bir haber çıkmadı. Cevap verme gereğini duymamış olabilirler veye fikir onlara cazip gelmemiştir. Vaya başka nedenler de olası dahilinde. Onlara tavsiyem konularında bilgi ve tecrübelerinde aşama yapmaları ve uyku sorunu olanlara yardım edecek düzeylere yetişmeleri. Gece uykularının çok önemli olduğunu bilirim. Ancak bu mesleği seçmişlerse işi biran bitirip uyumayı düşünmemeleri. Sağlıklı uyku testleri yapabilmeleri için çaba harcamaları gerekir.

Uyku teknisyeni olabilmek için gereken süreler çok az Bu süreler sonunda .yeterli donanım ,bilgi ve tecrübe edinilmesi pek mümkün değil. Basit tıkayıcı uyku apnesi yanında santral apne ,komlex apne ,miks apne ve change stokes solunum bozukluklarının da çok iyi bilinmesi gerekir.

Uyku teknisyenleri polisomnografi ve titrasyon yaptıkları hastalarla neden iletişim kurmazlar. Son titrasyonda ''bana hangi papla ve maske ile titrasyon yaptığını teknisyene sormak istediğimde telefonlarıma çıkmadığı gibi mesajlarıma da cevap vermedi.Oysa sorulacak ve öğrenilecek o kadar bilinmeyen vardı ki .Zira tüm tetkik boyunca beni takip eden kendisiydi.

Birol bey merhaba. Uyku teknisyenlerinin hastalara bilgi vermiyor olmasının sebebi tedavi sürecini etkilememek olabilir. Sonuçta yapılan testlere göre ilgili doktor teşhis ve tedavi belirliyor. Tedavi süreci buna uygun devam ediyor. Uyku teknisyenleri ilgili raporlar veya test süreciyle ilgili yorum yaparsa hastayı yanlış yönlendirebilir endişesiyle böyle bir uygulama yapıyor olabilirler.

Açıklamalarınız çok yerinde ancak bana uymuyor.3 yıl içinde gittiğim 5 dr. da ayrı teşhis ve tedavi yapıp da sonuç karmakarışık olursa uyku teknisyenleri belki de çok daha faydalı olabilir diye düşündüm.

Hikayeme ara vermemin nedeni bazı gelişmelerin olmasıdır. Kullandığım paplardan verim alamayınca test amaçlı asv aldım.4 gün kullandım.Hiçbir verim alamadım. Zaten sonucu biliyordum .Belki bir süprizle karşılaşabilirdim.
İnternette yaptığım araştırmada paplarla ilgili uzun bir yazı buldum. Yazıyı tamamen inceldim.DR bende çok güvenilir ve bilgili olduğuna dair bir izlenim bıraktı. Bana yardım etmesini istedim.Lutfetti mesajlarıma açıklama getirdi. Bu doktora karşı güvenim çok artığından çok kısa sorunlarımı anlattım. ‘‘Keşki en baştan bu dokora gitseydim’’ diye de ne kadar şansız olduğumu anladım. Her zaman söylerim: iyi doktora düşmek şans işidir.
Sizce de öyle değil mi? Size maskelerle ilgili bir tavsiyede bulunmuştum. Uygulamayı düşünüyormusunuz? zaten uyku apnesi hastaların bazılarında alıp da kullanamadığı ve iade edemediği maskeler var.Bunları size gönderse ,elinizde test amaçlı maske toplanmış olur. Ben bile 2 adet gönderebilirim. Ne dersiniz?

Bir kişinin tıkayıcı uyku apnesi olup olmadığını anlamak çok kolaydır. Önce kişiye bazı sorular sorulur .Alınacak cevaplara ilaveten yanında yatan biri varsa horlama ve nefes durması öğrenilir. Bu bilgiler alınınca o kişinin polisomnografi tetkiline girmesi gerekmez.Kendisine otomatik bir cpap verilir (cpapın doğru parametreler verdiğine inanırsak).Cpapın hafız kartı sabah bilgisayara takıldığında edinilen bilgiler bu kişinin uykusunun gerekli analizini verir. Böylece tedavi gerekli ise başlanır. Ayrıca da bir kişinin bir gece uyku tetkikinde yapılan polisomnografilerde her gece aynı değerler çıkmaz. Bu kişiyi ayda ortalama 5 defa poisomnografi yapılırsa belki sağlıklı bir sonuç elde edilir.Zira insan makina değildir.Her gece aynı düzeyda uyumaz. Değerler değişir. Fazla da teferruatlı veriye de gerek yoktur. Bu yazıma itirazı olan varsa adım ve e-posta adresim var. ,benimle iletişim kursun kısa yazdığım bu yazıyı daha da tafsilatlı anlatır kendisine ve uyku tıbbına da yardımcı olurum.Ancak santral apne ,miks apne ,komplex apne ve change-stokes solunum durumu ile karşılaşıldığında işte o zaman durum karışır.

Uyku apnesi, en kısa tanımıyla uyku esnasında solunumun en az 10 saniye süreyle durmasıdır. Birkaç farklı rahatsızlığın birlikte etki etmesiyle oluşan solunumsal sendrom hastalığıdır. Kişi uyurken solunum problemi yaşadığının farkında değildir ancak uyandıktan sonra vücudunda oluşan sorunları fark edebilir. Eğer hastalığının farkındaysa yaşadığı sorunların sebebini algılayabilir. Uyku apnesi sendromu nedeniyle ortaya çıkan ve hastanın yaşamını etkileyen en ciddi problemlerden birisi de depresyondur. Kişi depresyon sorunu yaşarken bunun sebebinin uyku apnesi olduğunun farkına varmayabilir.

Uyku apnesi hastalığı olan bir kişinin uyku sırasında solunumu düzensiz olduğu için bedeni yeterli oksijeni alamaz ve bu nedenle sürekli stresli durumda kalır. Bu şekilde yaşayan bir kişinin ruh hali depresyona daha yatkın olabilir ve daha uzun süren depresyon atakları geçirebilir. Uyku apnesi tedavi edilmezse daha büyük ruhsal problemlere neden olabilir. Hastanın, ruhsal ve psikolojik sorunlarının yanında fiziksel şikayetleri oluşabilir. Ayrıca, oksijen azlığı sebebiyle farklı hastalıklar da ortaya çıkabilir. Kanda bulunan oksijen miktarı azalır ve karbondioksit miktarı artar bu nedenle vücudun pH dengesi zamanla değişme eğilimi gösterir. pH dengesini optimum seviye tutmaya çalışan vücut fonksiyonları, değişim göstererek farklı tepkiler vermeye başlayabilir. Dengeyi sağlayabilmek ve bedenin pH değerini en uygun seviyede tutabilmek için enzimlerin ve hormonların salgılanma seviyeleri değişkenlik gösterebilir.

Uyku apnesi hastalığının obstrüktif ve santral olarak birbirinden ayrılan çeşitleri vardır. Bunların sebepleri farklılık gösterir.

Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi: Üst solunum yollarındaki dokuların fiziksel bir tıkanıklığa neden olmasıyla oluşur.

Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi Nedenleri

  • Aşırı kilo
  • Erkek cinsiyet
  • Kalın boyun
  • Dar solunum yolu
  • Sakinleştirici ilaçlar
  • Alkol ve tütün ürünleri
  • Burun tıkanıklığı
  • Genetik nedenler

Santral (Merkezi) Uyku Apnesi: Merkezi sinir sisteminin, solunum kaslarına doğru şekilde sinyal göndermemesi nedeniyle oluşur.

Santral (Merkezi) Uyku Apnesi Nedenleri

  • Ensefalit adı verilen beyin enfeksiyonu
  • Beyin felci
  • Beyin sapı problemleri
  • Kalp hastalıkları
  • Narkotik ağrı kesiciler

Devamı: http://sesanltd.com.tr/uyku-apnesi-hastaligi-depresyon-riskini-arttiriyor/

Birol Bey, merhaba. Maske projenize olumlu bakıyorum. Doğru bir şekilde ve sistemsel olarak hayata geçirmek gerekir. O nedenle bu konu üzerine düşüneceğim. Eğer sistemimizi, bize gönderilen maskelerin takibini yapabiliyor hale getirirsek o zaman hayata geçirebiliriz.

Tavsiyemin uygulanmasının zor olduğunu biliyorum. Zira maskeler kullanılıp iade edilince dezenfekte edilmesi gerekir. Zira en basitinden gripli bir hastanın kullandığı bir maskenin diğer maske denemesi yapan bir hastaya mikrobu geçirme riski vardır. Ancak yine de önlem alınarak bu uygulama bir ihiyac olarak görülmesi gerekir. Yararlı olur . İyi de olur. Maske satışlarını teşvik eder.

Yapılan polisomnografi test sonucu bende obsüriktif apne ile beraber santral apne olduğuna dair teşhis konuldu. Diğer bir doktor da ttirasyon sonucu Santral apneleri kaldırmak için bipapst cihazını verdi.Ancak bu cihaz çok fazla hipopne değerleri yanında gündüz aşırı bir yorgunluk yapıyor. Bu durumda her 2 doktorun da teşhis ve tedavileinde isabet olmadığı ve benim bipapst cihazını veya ayarlarını isabetsiz ve yanlış kullandığımı göstermez mi? bu durumu bipapst yi rapor eden doktora bildirdiimde’‘biz her hastayı tedavi edemeyiz.Zaten benim de hastalara ayıracak vaktm yok’'şeklinde bir açıklama aldım.Bu durumda ne yapacağımı bilemiyorum. Belki yalnızca bipap şeklinde kullanmam veya ayarların değiştirmem gerekiyor.Ancak cihaz bana yabancı.O nedenle riskli bir durum ortaya çıkabilir endişesi duyuyorum.Şimdiki durumumdan daha kötüsü ne olabilir diye de düşünüyorum.Şmdiye kadar 5 doktora gittim. Her doktor değişik teşhis ve tedavi uyguladı .Olumlu sonuç alamadım… Uyku doktorlarına güvenim kalmadı.Bu noktadan sonra kendimi tedavi en iyisidir diye düşünmeden edemiyorum.Yazılarnızda santral apne konusunda isabetli yazılar görüyorum.Bell ki bu yazıları uyku doktorları yazıyor. Bana bir fikir verseler yardımcı olabilirler.bekliyeceğim.

Uyku teknisyenlerin reçete yazabileceklerine dair bir yazı kaleme almıştım.Uyku konusunu araştırmaya devam ederken bu fikrimin ne kadar yanlış olduğunu anladım. Uyku bozukluğu yalnizca obsüriktif uyku apnesi değildir: Çok geniş bir sorundur. Nasıl bir uyku teknisyeni mükemmel duruma gelir onu bir yazımda geniş olarak izah edeceğim.

Sizin için bir makaleden uyku teknisyeninin tanımı ve görevleriyle ilgili bir alıntı paylaşıyorum:

Uyku Teknisyeni Tanımı:

Uyku Bozukluklarının teşhis ve tedavisi amacıyla, hekimin isteği doğrultusunda, özel kayıt donanımlarını kullanarak polisomnografi çekimi yapma, PAP titrasyon uygulama, polisomnografik kayıtları değerlendirme (skorlama) eğitimini almış sertifikalı kişi uyku teknisyenidir. Teknisyen ya da tekniker mesleki ünvan ve yetkinlik sıralaması açısından Mühendisliğin bir alt seviyesidir. Teknisyen; mesleki ve teknik orta öğretim programlarından mezun olup mevzuatına göre atanmış, kurumların atölye ve laboratuvarlarında eğitim öğretim, üretim ve hizmet ortamında fiilen çalışan kişiyi tanımlamaktadır.

Uyku teknisyenlerinin, gece teşhis ve tedavi yöntemleri, polisomnografik ölçüm yöntemleri, gündüz yapılan işlemler ve ambulatuvar kayıt yöntemleri hakkında bilgili ve eğitimli olmaları gereklidir. Uyku teknisyenlerinin tüm gece hasta başında kalmaları zorunludur. Uyku teknisyenleri, sadece polisomnografi cihazını değil aynı zamanda, tüp pozitif havayolu basınç tedavi cihazlarını, oksimetreyi, kapnografı, aktigrafı, tarama cihazları ve anketleri kullanıp uygulayabilir olmalıdır. Gece boyunca kayıtların düzgün ve artefaktsız sürdürülmesini sağlamalı, gece ortaya çıkacak problemleri düzeltebilmeli ve acil durumları farkedip hekime bildirebilmelidirler.

Uyku teknisyeninin görevleri:

  • Polisomnografi öncesi hastayı karşılama, odasına yerleştirme
  • Hastaya o gece yapılacaklar ile ilgili kısa bilgi verme, anket formlarını doldurma
  • Polisomnografi çekiminde kullanılan elektrodların – sensörlerin uygun şekilde hastaya takılması
  • Hasta bilgilerinin bilgisayara girilmesi, PSG verilerinin bilgisayardan kontrol edilmesi, kalibrasyon filtre ayarlarının yapılması
  • Hastanın gece boyunca rahat uyumasının sağlanması, ortamın sessiz olması, oda ısısının ayarlanması vs
  • Gece boyunca hastanın takibini yapma, izleme odasından hastanın elektrotlar aracılığı ile elde edilen tüm sinyallerini izleme ve kayıt etme, hastanın izni varsa gece boyunca görüntü kaydını alma
  • Gece boyunca kayıtların düzgün ve artefaktsız sürdürülmesini sağlama, gece ortaya çıkacak problemleri düzeltme
  • PAP titrasyonu yapılması planlandıysa, hastaya yapılacak işlemi anlatma, uygun maskeyi seçme ve test öncesi hastanın PAP titrasyonuna alıştırması
    – Hastaya PAP cihazını ve maskeyi bağlamak, maskede veya hortumda kaçak olup olmadığını kontrol etmek
    – PSG eşliğinde testi başlatmak ve cihazın basınç ayarlarını yapmak,
  • Sabah işlem bittiğinde hastayı uyandırma, testi sonlandırma, uygun şekilde elektrodların sökülmesi,
  • Uyku sonrası formu doldurma,
  • Kullanılan malzemelerin temizliğini yapma,
  • Standartlara uygun olarak uyku/uyanıklık evrelerinin ve solunum olaylarının skorlanmasına yardım etme
  • Hastaya test sonuçlarını ne zaman, nereden nasıl alacağı ile ilgili bilgileri verme
  • Sonuçları dosyalama ve arşivlenme
  • Stok değerlendirme
  • Rutin ekipman bakımı ve onarımı takip etme

Kaynak: http://uykuder.com/wp-content/uploads/2017/06/Duygu-Özol-Uyku-Teknisyenlerinin-Görev-Tanımı-Teknisyen-Eğitimi.pdf

Birkaç farklı hekimden görüş almak doğru bir fikir. Birinin tespit edemediğini belki diğeri edebilir. Farklı doktorlara da başvurmanızı öneriyorum. Şikayetlerinizi ve yaşadıklarınızı paylaşmanız hem diğer hastalara faydalı olabilir hem de belki sizi tedavi edebilecek bir doktor yazdıklarınızı okuma fırsatı bulabilir.

Yukarıda verdğiniz linki çok dikkatli okudum. Uyku tıppında hizmet veren kaç teknisyende istenilen bu şartlar mevcut olsun. Yapılacak bir sınavda teknisyenlerin başarılı olacaklarına inanmıyorum.Acaba 4 uyku tetkikini de çok farklı teşhis ve tedavisini nedenin bu olduğu aklıma gelmiyor değil.zira tıkayıcı uyku apnesinin polisomnografi ve titrsyonda değerlendirmesi teknisyenler için çok basit br işlem olmasına rağmen hastada bunun yanında santral apne,miks apne komplex apne ve change-stokes solunum bozukluğu varsa acaba bu durumu anlayacak ve testleri doğru değerlendirebilecek bunu doktora rapor halinde suncak kaç teknisyen çıkacak bu konuda ciddi endişelerim var. Aynı endişem uyku doktorları içinde geçerli.Ancak ülkemizde bu konuları çok iyi bilen ve kitaplar ve makaleler yazan çok değerli dr.olduğuna da inanıyorum.İyi doktora düşmenin şans işi olduğunu çocukluğumdan beri büyüklerim hep söylerdi. Şimdi bu sözün ne kadar isabetli olduğunu anlıyorum.Bir örnek verirsem ülkenin büyük bir hastahanesine mesane kanseri ameliyatı yapmak üzere olan bir doktorun, kan geldiği için tümörü göremediğini ve ameliyatı sonuçlandıramadığı tarafımdan bizzat bedenim üzerinde uygulandığını söyleyebilirim. daha da çok örnekler verebilirim.

Yukarıda çok evvelden yazdığım bir yazıda bipapst cihazından hiçbir konfor sağlayamadığımı bu nedenle cpap modona çevirerek 14 basınçla ancak maske kaçağı olmamak şartıyla kullandığımda rahat ettiğimi veya edeceğimi yazmışım. Bu yargımda çok acele ettiğmi kısa zamanda anladım. Bu şekilde bir kullanışta çok büyük oranda OA değerlerine rastladım.Belki de bu değer CSR de olabilirdi.Zira bipapst cihazı CSR leri göstermiyor.

15 eylül cumartsi sabahı : Dün akşam titrasyon için bir uyku teknisyeni ile ilk defa konuştum. Konusuna hakim yardım sever bir kişi olduğunu anladım. eğer doktoru kabul ederse rahatlıkla uyku konusunu onlara götüreceğimi söyledim. Kendileri maske kaçağının burnumdaki bir sorundan kaynaklanabileceğini bana hatırlattı. Zira çok değişik maskeler denememe rağmen kaçağı öneyemiyordum. Hatta birkaç uyku ile ilgili kbb doktoruna da şu mesajı yolladım:Sayın doktorum,
Hem KBB uzmanı, hem de apne konunda uzman olduğunuzdan, bu konuda
fikrinizi almak istiyorum.
Uyku apnesi sonucu bipapst veridi.Bipap aldık ve önce ağız-burun
maskeleriyle kullamaya başladım. Hava kaçağı yaptıklarını uyku dışında
da yaptığım denemelerde, bu kaçağı anlayabildiğim kadarıyla da uyku
esnasında da anlayabiliyordum. Bu kaçağa mani olmak için çok değişik
maskeler kullandım ve denemeler yaptım. Şu anda burun maskesi
kullanıyorum. Maskenin, gündüz defalarca yaptığım denemelerde kaçak
yapmadığını tesbit ettim. Sorun bu maske uykuya daldıktan sonra, sabah
bipapst cihazının hafıza kartından ve ayrıca da tüm uykumu ses kayıt cihazına
aldığımdan, çok büyük oranda maskenin hava kaçırdığını görüyor ve
dinliyorum. Bu maske gündüz basıncı çok fazla ayarladığım halde kaçak
oluşmazken uykuda neden bu kadar kaçak oluşur. İlk nazarda uykuda
başımı sağa sola çevirdiğimden maske oynamış bu kaçak oluşmuş olabilir
diye bir ihtimali düşünmedim.Çünkü ben uykuda sırt üstü kıpırdamadan
yatan bir uyku stilim var.Ayrıca da bazı geceler uyandığımda cihaz
çalışırken maske kaçırıyor mu diye de kontrol ediyorum. Bütün bu
anlatımlarım sonunda şöyle bir durum olabilir mi diye sizden yardım
istiyorum.
Burnumdaki konkavların hava pasajına engel olmadığı şeklinde 2 KBB
uzmanından muayyene sonucu tanı aldım. Bu durumda basınçlı havanın
etkisiyle derin uykuya girdiğimde burun etlerimde bir sarkma oluyor ve
bu hava pasajını daraltarak ilerlemede darlık olduğundan geri tepiyor
ve kaçak oluşuyor. Bu olay derin uykuya girdiğimde oluşuyor. O
nedenle de hem derin uykuya girmeden ve gündüz yaptığım denemelerden
kaçağı anlamam mümkün olmuyor.
Size göre bu yorumum doğru olabilir mi? Size gelsem ne gibi sorular
sorar ve işlem yapmayı düşünürsünüz?
Yardımcı olmanız rica ederim.
Saygılarımla
Hehangibir açıklama alamazsam bu doktorlardan birine bipapst cihazını ve maskemi de götürerek muayyene olmayı titrasyona girmeden bu sorunumu öğrenmeyi birinci öncelik olarak görüyorum. Bu kararımı cumartesi 14 eylül saat 14.de verdim.

merhaba. uyku teknisyeninin sunumuyla yapılacak olan etkinliğimize sizi de davet ediyorum: http://sesanltd.com.tr/uyku-teknisyeninin-gozunden-uyku-apnesi-nasil-degerlendirilir-ucretsiz-egitim-28-09-2019/

Salı günü kulak boğaz burun uzmanı prof dr.H.T 'yi ziyaret ettim. Tam 1 saat uyku durumumu ve maske kaçağını konuştuk. yaptığı muayyenede benim tezimin doğru olduğunu ancak basınçlı havanın konkalardan geri tepmediğini , sorunun tamamen dil kökünden geldiğini, burnumdan çok rahat nefes aldığımı tıkanıklığın dil kökünün uyku esnasında sarkarak hava pasajını kapattığını ve bu nedenle de maskenin basınçlı havanın bu pasajdan rahat geçemiyerek geri teptiğini bu sebeple maske kaçağının oluştuğunu anlattı.Teşhis çok isabetliydi.Ancak tedavi o kadar da kolay olmayacağına benziyor.İlk tavsiyesi otomatik cpap kullanarak darlığı açaçak bir basınçı elde etmek şeklindeydi.Ancak kendinden evvel gittiğim doktorlar! basınç artırmanın santral apne oluşumuna neden olduğunu söylediğimde o zaman yüzü koyun yatabilirsem onu ya da ağız aparatlarını denememi tavsiye etti.Ameliyata hiç girmedi bile. Zannederim 3 yıl içinde 14 değişik pap denenen 6 uyku doktoruna giden ve 4 uyku testinden geçmiş ve tedavisi yapılamamış böyle bir hastanın başına dert alabileceğini anladı. Zaten ben de ameliyatı hiçbir zaman düşünmemiştim.6 adet uyku doktorlarına gittim hiçbiri böyle bir dil kökü sorunundan bahsetmedi. Şu anda şok durumdayım. Tedavi şekillerin deneyeceğim. Eğer konfor sağlarsam uyku tıbbına ait düşüncelerime bunları ekleyeceğim. Zira yakında uyku bloğu açıp karşılaştığım olayları bu işle meşkul olan satıcılara,doktorlara ,teknisyenlere ve en mühimi hastalara anlatacağım. Hayli ses getireceğini söyleyebilirim.Beni izlemeye devam etsinler.

Uyku seminerini izledim. Anlatıcının uyku teknisyeni olup olmadığını bilmiyorum. seans esnasında bazı sorular sordum.Ancak benim sorularıma devam etmem gerekiyor eğer mümkünse benimle iletişimi sağlayabilirmisiniz.Zannederim mesleki hayatında hiç görmediği ve duymadığı sorular sorabilirim…Bu da hem kendisi için hem de benim için çok yarar sağlayacaktır.Benim sorularıma uyku doktorları cevap vermiyorlar veya veremiyorlar.Oysa ben sorularıma karşılık verilerek uyku sorunlarımın ne olduğunu anlamam gerekiyor. Teknisyenlerin belki de birçoğu uyku doktorlarından daha fazla bilgili olabileceğini zannediyorum.Evvelki yazımda kbb doktoruna gittiğimi vre doktorun dil kökünün hava pasajını kapadığını bu nedenle de basınçın geri dönrek kaçak yaptığını söyledi.Önceleri inandırıcı geldi. Hemen uygulamaya geçtim Geniş bir lastik kordonunun ortasını dilin geçiçeği kadar bir yuva açtım.Dilimi buradan sokup sıkıştırdım.Arkadan da bağladım. . Bu durumda cpap da kullandım.Dil 3 santim ağzımın dışında olduğundan dilin arkaya kayarak hava pasajını kapatması asla mümkün değildi. sonuçda hiçbir değişiklik olmadı.Madem dil kökü sarkarak hava pasajını kapıyor ve bunun yanında maske basıncı geri tepiyorsa uyku apnesinin esas nedeni de buysa . Sabah baktığım hafıza kayıtlarındaki uyku patientlerinde hem maske kaçağını hem de uyku apne değerlerini gördüm. Başkasının yapmasını tavsiye edemem.Çünkü onlar benim kadar tecrübeli olamazlar.Ben şimdiye kadar ve belki de gelecekte uyku tıbbının yani uyku doktorlarının görmesi mümkün olmayan bir uyku apnesi hastasıyım.