Sonraki günlerde yoğun bakıma görüşe gidip geliyoruz. Hasta bilinci kapalı öylece yatıyordu. Her gün bir yerini kesilmiş, yara olmuş görüyorduk.


(Elmas Kahraman) #1

Sonraki günlerde yoğun bakıma görüşe gidip geliyoruz. Hasta bilinci kapalı öylece yatıyordu. Her gün bir yerini kesilmiş, yara olmuş görüyorduk doktorla konuştuğumda bilinci olmayan hastalarda böyle şeyler normal diyorlardı. Eşim iyice zayıflamıştı kaslar gitmişti yatakta her geçen gün biraz daha küçülüyordu. Sürekli enfeksiyon tekrarlıyordu en ağır antibiyotikler veriliyordu. Sekresyondan ağzı doluyordu ve hemşireler çok yetersiz bakım veriyorlardı. Bu arada benim kızımda yoğun bakım hemşiresi her şeyi bildiği için babam yeterince bakılmıyor diyordu. Öldürmeyen Allah öldürmüyor bize düşen iyi bir bakım ve beslenmesini sağlamak bunları Memorial gibi ünlü bir hastanede olması neyse iki ay geçti. Eşim bakımsızlıktan ölecekti. Kızım dayanamadı Acıbademle irtibata geçti orasında hastayı kabul edince hemen sevk etti. Oraya kızım oranın yoğun bakım hocası Türkiye’nin iki numaralı yoğun bakim şefidir. Tabi hastane de bizden sürekli uçuk ücretler istemeye başladı. Orda hocalar daha iyi bakıyordu. Enfeksiyonlar bitti biraz toparlandı beslenmesi artırıldı.

Ama gözlerini bile çok az açıyor yarım nefes alıyor bu arada memorialde kalça üstü sırt kulaklar hep yara olmuştu. Sakrum denilen bölge çok büyüktü Acıbadem de orasını kemiğe kadar temizlediler.

Daha sonrada sırt üstü yatırılamadığından da yanları yara olmuştu her birine ceviz büyüklüğünde oyuklar olmuştu. Hastanın durumu rutin olmuştur doktorlarla konuşuyorduk hastanın beyninde hasar büyük bu yüzden iyileşmesi bir mucize dendi.

Memorialde bakılmıyordu sanki ölüme terketmişlerdi. Aspire bile edilmiyordu kızım bunları görünce babasını hemen Acıbademle görüştü oraya ambulansla sevk etti. Hastamız 4 ayda Acıbademde yoğun bakım da kaldı sık aspire edilmesi gerekiyordu. Orada bir süre enfeksiyonlar devam etti tedaviler sık sık aspire derken enfeksiyonlar bitti.

Profesör ciğerin yarısı sönmüş dedi bronkoskopi yapmam gerekiyor dedi her hafta kan veriliyordu. Bu arada ölüm kizim hep babalarıyla ilgileniyorlardi sürekli rapor alıyorlardı ölüm doğuda asker kizim antep fakultede hemşire bu arada bende çalışanın bir ayda ben ise gitmedim sonrasında işime döndüm her gün üç gibi çıkıyor hastaneye dualar ederek ziyaretine gidiyordum hemen alıyorlardı içeriye görüş saati değil diye ben saatlerce bekliyordum bekleme salonlarında tabi orda senin gibi bekleyenler dolu şehir dışından gelenler beklerken dualar yasin ler okunuyordu oralar başka bir dünya ve kötü zamanlar acı veriyordu çok insana insanlara anlayanlar bayilanlar dua edenler içerde hastasi vefat edenlerin feryatları aglamalari hepsinden açısından gencecik delikanlılar öldüğüne şahit olduk oralarda çocuklarım ziyaret saati gidiyor sonrasında oralardan ayrilamiyorlardi akşam lara kadar oralardan ayrilamiyorlardi görmesekte birinci katta idi disardan pencereden bakıyorduk sadece basının tepesini gorebiliyyorduk ölüm bizi eve bırakıyor tekrar geri dönüyordu hastaneye pozisyon vermeye camdan babasına bakılıyordu.

Bir gün gece oğlumu aramışlar babanız kalp krizi geçiriyor müdahale ediliyor geldin diye oğlum gece gitmiş oralarda sabahlamiş hiç haberim olmuyordu neyse hastam (esim) o kadar çok hastalık ve riskler geçiriyorduk bunlar bana çok acı veriyordu biz ne yedik nasıl uyuşuk aylarca hatırlamıyorum hayat bize kapkara dipsiz cukur gibiydi hastam bir turlu iyilesemiyor biturlu o yoğun bakimdan çıkarmıyordu biz çaresiz ümitsiz hayatımızı devam ettirmeye çalışıyorduk bu arada oglum daha yeni evliydi 5aylik tıkar bu arada gelin inin hamile olduğunu öğrendik bizi birtek bu haber mutlu etmişti dönemlerde bir.

Oğlum sürekli eve geç geliyordu sürekli hastanede babasının yattığı odanın karşısına park edip babaya bakıyordu pencereden Allahım bu nasil üzücü bir durum oğlanı eve zor geçiriyorduk uyusun diye birgun gine babanin odasının karşısında öylece seyretmeye dalmış hasta bakici hemsire üç kişi girmişler hastabakıcı carsafihavaya kaldırarak yatakta hasta yuvarlanarak çarşafı ayından çekmiş bunu görünce oglum koşmuş yogunbakim in kapısını vura vura açtı etmiş o kişinin yakasına yapışmış sen babama napiyodun diyerekten feryat figan etmiş neyse zor ayırmışlar ben ziyaretine girmeyi istiyorum beni almak hastabakiciları istemiyorlar.

Tavir yapiyorlar hemsireler filan bizim hic birseyden haberimiz yok tabiki hastamizada dogru durust bakmaz oldular hasta kokuyor felan dr aneler oluyor hastaya bakilmiyor ilksiralardaki gibi dedik hastaniz stabil artik hastanede kalmasina gerek kalmadi diyorlar bizde profesörle görüştük biz napariz dedik sagolsun çok iti bir hocaydi hastaniza peg açılması gerekiyor dedi oğlumda hocaya Ankara gataya naklini yapabilir miyiz hocam dedi hoca da adı murat sungur daha öncede bahsetmistim bi irtibata gecelimde oranın yogunbakim hocasi ni tanıyorum dedi murat hoca bir hafta sonra ben dahiliye yoğun bakim sorumlu hocasıyla görüştüğünü ancak ara yogunbakim alabileceğini söylemiş yanında mutlaka bir refakatci olmasi gerekiyor demiş murat hoca bi gelsin çocukla görüşelim diyor dedi bize oglum hemen Ankara ya gitti hocayla görüşmüş hocanin ismi levent albay oğluma refakatçi.

Oglum Ankaradan döndü durumu anlattı hocaya bize tamam dedik ambulans ayarlayın dedi hoca bize pası attı kendisi iste ye bilirmis oysa oglum başvuru yaptı ambulans nakile ve iki günde geri döndüler geçen yıl ramazanın ilk günü sabah hastane aradı hemen gelin hastamız ambulansa taşınıyor diye biz tabi bu kadar hızlı beklemiyor dük hemen hazırlandık hastaneye gittikmutlaka olmalı demiş.