5 yıl içinde yerli ilaç kullanacağız


(Celil Çağlar ÖZLÜ) #1

image

Sağlık Bakanı Akdağ, ilaç ve tıbbi malzemede önümüzdeki 5 yıl içinde 6-7 milyar lira yerlileştirme yapmayı planladıklarını söyledi. İlaca erişim noktasında en ucuz ülkenin Türkiye olduğunu belirten Akdağ, “Kırım Kongo aşısını dünyada ilk üreten ülkeyiz” dedi. Sağlık turizmindeki algının da iyiye gittiğini kaydeden Akdağ, en çok hastanın Arap ülkelerinden geldiğini ifade etti.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Yeni Şafak’a sağlıkta millileşmede gelinen nokta başta olmak üzere, sağlık turizmi ve tıp fakültelerinin yapısal değişikliği ile ilgili Yeni Şafak’a açıklamalarda bulundu. “Sağlıkta millileşmeyi, önce aldığımız hizmetin millileşmesi olarak değerlendirmek lazım" diyen Akdağ, “Bunu da büyük ölçüde başardık. Eskiden birçok insanımız tedavi veya ameliyat için yurtdışına gitmek zorundaydı bugün ise tam tersine yurtdışından insanlar Türkiye’ye tedavi için geliyorlar. Sağlık hizmetleri bu anlamda millileşmiş oldu" diye konuştu.

EN UCUZ ÜLKEYİZ

Türkiye’nin ilaç erişiminde en ucuz ülkelerden biri olduğunu söyleyen Akdağ, “Kullandığımız ilaçların 6.5 milyar liralık kısmı şu an yurtdışından ithal ediliyor ama bunlar Türkiye’de imal edilebilir. İlaçta yerlileştirme ana kalemlerimiz. Bunun 700 milyonluk kısmını yerlileştirmek için düğmeye bastık. Firmalara gerekli yazılar yazıldı. Bir sene sonra Sosyal Güvenlik Kurumu bu başlık altındaki ilaçların sadece Türkiye’de üretilenlerini alacak. 1 milyar 700 milyon civarında ikinci bir grup için de önümüzdeki 2 ay içinde aynı uygulamaya başlıyoruz. Bir yıl sonra bu firmalar bu ilaçları Türkiye’de üretirse satın alınacak. 2 milyar 400 milyon liralık bölümü bu sene yerlileşmek için harekete geçmiş olacağız. Geriye kalan kısmı da sürece yayılacak. Firmaları teşvik ediyoruz. Ruhsatlarını vereceğiz" dedi.

PATENTİ TÜRKİYE’DE OLACAK

Kırım Kongo aşısını dünyada ilk üreten ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatan Akdağ, “Erciyes Üniversitesi bu konuda çalıştı. Gönüllülerde uygulama aşamasına kadar getirildi. Birkaç yıl sonra bu aşıyı endüstriyel duruma getireceğiz. Bazı aşıların da Türkiye’de üretilmesi için firmalarla görüşüyoruz. Ama onlar lisans altında üretilen aşılar olacak. Kırım Kongo aşısının Türkiye’de üretilecek olması çok büyük aşamadır. Bu aynı zamanda virüs aşısı. Virüs aşılarını üretmek bakteri aşılarını üretmekten daha zordur. Kırım Kongo aşısının patenti bizde olacak. Dünyada ilk olacak" şeklinde konuştu.

SAĞLIK TURİZMİNDE ALGI İYİ

Tıbbi malzeme ve cihazların da Türkiye’de üretilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Akdağ şöyle devam etti: “Tıbbi malzeme ve cihazı 3 ana gruba ayırıyoruz. Birincisi yüksek teknoloji (MR, tomografi cihazları), ikincisi orta yüksek teknoloji ürünler (kalp pili, beyin pili). Bunların lisans altında Türkiye’ye gelmesi ve bilgi aktarımının, teknoloji transferinin bu lisanslı ürünlerden Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Satın alma garantisi vererek yapacağız. Firmalar bunu Türkiye’de üretecekler. Şu anda bu ürünlerin yüzde 85’i ithal. Satın alma garantileri verilerek bu yüzde 85’lik ithalatı yüzde 50’lilerin altına düşürmeye çalışacağız. Tıbbi ürünlerden kalitesiz malın ucuza ülkeye girmesine mani olacağız. Önümüzdeki 5 yıl içinde toplamda ilaç ve tıbbı malzeme de 6 milyar- 7 milyar Türk lirası yerlileştirme yapmayı şuanda tasarlıyoruz.”

Sağlık turizminde iyiye gidiyoruz

Sağlık hizmetinin kalitesi ve kaliteye karşılık düşük maliyeti nedeniyle Türkiye’nin sağlık turizminde geliştiğini kaydeden Akdağ şöyle devam etti: “Ama özel sektör ile çalışarak mutlaka belli kuralların oluşturulması ve gelen hastanın istismarına yol açılabilecek bir takım uygulamaların engellenmesi gerekiyor. Şu an algımız iyi. Bu algıyı muhafaza ederek yükseltmemiz lazım. Aksi takdirde sağlık turizmi gelişirken ayağına çelme yemiş olur. Özel sektörde bunu makul karşılıyor. Özel sektörde belli bir kaliteyi ve kurallar silsilesini hayata geçireceğiz. En çok hasta Arap ülkelerinden sonra Türki Cumhuriyetlerinden, Avrupa ve Afrika’dan geliyor." Akdağ ayrıca tıp fakültelerine alınan öğrenci sayısının 12 bine ulaştığını belirterek, bu şekilde 2023 yılına kadar doktor ihtiyacının büyük bir kısmının karşılanacağını söyledi.